Sık Kullanılanlara Ekle |  Reklam  |  İletişim
  Gündem 
  Amerika’ya iyi davranın; yoksa ülkenize demokrasi getiririz!
Amerika’ya iyi davranın; yoksa ülkenize demokrasi getiririz!
 
   


     ABD dış politikasının değişmesi gerektiği konusunda öyle zannediyorum ki hepimiz aynı fikirdeyiz. Ve bunu başarmak için de, Amerikan toplumunun anlayışı değişmelidir. Fakat sizce Amerikalıların zihninde böyle bir değişimi başarabilmenin önünde duran en büyük engel nedir?
     Eminim ki her biriniz Amerikan dış politikasını savunan pek çok insanla tanışmış, tartışıp durmuşsunuzdur. Vietnam’a, Irak’a ve Libya’ya; birbiri ardına yaşanan dehşete; bombalamalara, işgallere ve işkenceye dikkat çekersiniz. Söyledikleriniz faydasızdır. Hiçbir şey bu insanları harekete geçirmez.
     Peki neden böyledir? Bu insanların sosyal adalet duygusu yok mudur? Yoksa yalnızca ahmak mıdırlar? Ben, bu insanların bazı önyargılara sahip olduğu fikrinin daha iyi bir yanıt olduğunu düşünüyorum. Bu kişiler, ABD ve ABD’nin dış politikası konusunda bilerek ya da bilmeyerek bazı temel inanışlara kapılmışlardır ve bu temel inanışlara eğilmediğiniz takdirde yaptığınız şey, bir duvara konuşmaktan farksız olacaktır.
     Bana göre bu temel inanışların özü; ABD yabancı ülkelerde ne yaparsa yapsın, bu yapılanlar ne denli zararlı görünürse görünsün ve ne denli korkuya yol açarsa açsın, ABD hükümetinin iyi niyetli olduğuna ilişkin duyulan derin inançtır. Amerikan liderler hata yapabilirler, yanılabilirler, yalan söyleyebilirler; hatta pek çok durumda iyilik şöyle dursun zarara yol açabilirler fakat iyi niyetlidirler. Onların gayeleri her daim şerefli ve hatta yücedir. Amerikalıların büyük çoğunluğu bunda mutabıktır.
     Frances Fitzgerald, Amerikan okullarının ders kitaplarıyla ilgili ünlü çalışmasında, bu kitapların verdiği mesajı şöyle özetliyordu: “Birleşik Devletler, dünyanın geri kalanı için bir tür Kurtuluş Ordusu olmuştur. Tarih boyunca, hastalıklarla boğuşan, eğitimsiz ve yoksul ülkelere iyilik dağıtmıştır. Birleşik Devletler her daim karşılık beklemeden hareket etmiş, her daim en üstün güdüyle vermiş, asla almamıştır.”
     Ve Amerikalılar, dünyanın geri kalanının neden Amerika’nın ne denli iyiliksever ve özverili olduğunu göremediğine gerçekten hayret ediyorlar. Savaş karşıtı harekette yer alan pek çok insan bile bu anlayıştan kurtulmakta zorlanıyor: Onlar Amerika’yı cesaretlendirmek için yürüyorlar; sevdikleri, ilahlaştırdıkları ve güven duydukları bu yüce Amerika’yı iyiliğe dayalı yoluna dönmeye cesaretlendirmek için yürüyorlar.
     Pek çok yurttaş, ABD hükümetinin askeri eylemleri haklı gösteren propagandasına kanıyor. Hem de Charlie Brown’un, Lucy ile futbol oynayacağına kandığı denli sık ve safça.
     Amerikan halkı, babasının para kazanmak için ne yaptığını bilmeyen ve bilmek de istemeyen mafya patronu çocuklarına çok benziyor. Fakat sonra, birinin oturma odasının penceresinden içeriye yangın bombası atmasına hayret ediyorlar.
     Amerika’nın iyi gayeleri olduğuna dair bu temel inanış sık sık “Amerikan istisnacılığı”yla ilişkilendirilir. Amerika’nın ne denli istisnai olduğuna bir bakalım. İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana Birleşik Devletler:
     1/ Çoğu demokratik yolla seçilen 50’den fazla yabancı hükümeti devirme girişiminde bulundu.
     2/ 30’dan faza ülkenin halkının üzerine bombalar bıraktı.
     3/ 50’nin üzerinde yabancı lidere suikast girişiminde bulundu.
     4/ 20 ülkedeki halkçı ya da milliyetçi hareketi bastırma girişiminde bulundu.
     5/ En az 30 ülkedeki demokratik seçimlere aşırı biçimde müdahale etti.
     6/ Dünyayı işkenceye yönlendirdi: Yalnızca yabancılara doğrudan Amerikalılar tarafından yapılan işkence değil; işkence ekipmanları, işkence kılavuz kitapları, işkence edilecek kişilerin listeleri ve özellikle Latin Amerika’da, Amerikalı öğretmenler tarafından kişisel rehberlik sağlanması.
     Hakikaten de istisnai. Tarihin hiçbir dönemindeki hiçbir ülke böylesi bir rekorun yanına bile yaklaşamaz. Bunlar Amerika’nın iyi niyetli olduğuna inanmayı kesinlikle zorlaştırıyor.
     Dolayısıyla, gelecek sefer yine “bir duvara konuşuyor gibi” hissettiğinizde karşınızdaki kişiye, Birleşik Devletler ne yapacak olursa ülkenin dış politikasını desteklemekten vazgeçeceğini sorun. Bu kişinin katlanılmaz bulacağı şey nedir? Yanıt olabilecek ihtimaller, Birleşik Devletler tarafından çoktan yapılmıştır.
     Hepsinden önemlisi, değerli ülkemizin dünyaya hakim olmaya çalıştığını aklınızdan çıkarmayın. Ekonomik, milliyetçi, ideolojik, dini ve diğer nedenlerden ötürü, dünya hegemonyası kurmak uzun zamandır Amerika’nın esas çizgisidir. Ve maaşları, terfileri, kuruluş bütçeleri ile gelecekteki iyi ücretli özel sektör işleri daimi savaşa bağlı olan, yürütme organının güçlü yetkililerini de unutmayalım. Bu liderler, kendi savaşlarının bu dünyasının ne sonuçlara yol açtığı konusunda özellikle endişe duymazlar. Bu kişiler tam olarak kötü insanlar değillerdir; fakat ahlak yoksunudurlar, tıpkı bir sosyopat gibi.
     Ortadoğu’yu ve Güney Asya’yı ele alalım. Bu bölgelerdeki insanlar, İslami kökten dincilik nedeniyle korkunç acılar çektiler. Bu insanların en çok gereksinim duydukları şey, farklı inançlara saygı gösteren laik hükümetlerdir. Ve bu tür hükümetler de yakın geçmişte fiilen kuruldu. Fakat bu hükümetlerin akıbeti ne oldu?
     1970’lerin sonundan 1980’lerin büyük bölümüne kadar Afganistan’da kısmen ilerici, kadınların geniş haklara sahip olduğu laik bir hükümet vardı. İnanması güç değil mi? Fakat bu döneme ait bir Pentagon raporu bile Afganistan’daki bu kadın haklarının varlığını doğruluyordu. Daha sonra bu hükümete ne oldu? Birleşik Devletler bu hükümeti devirdi ve Taliban’ın iktidara gelmesine müsaade etti. Dolayısıyla, bir dahaki sefere kadınların iyiliği için Afganistan’da kalmamız gerektiğini söyleyen bir Amerikalı yetkiliyi duyduğunuzda, bunu anımsayın.
     Afganistan’dan sonra Irak’a gelelim, Saddam Hüseyin idaresindeki diğer bir laik toplum. Birleşik Devletler, bu hükümeti de devirdi. Ve bu ülke, gözü dönmüş, eli kanlı cihatçılar ile kökten dincilerden nasibini aldı. Üstelik uygun biçimde örtünmemiş kadınlar zaman zaman ciddi bir risk altında kalmaktadırlar.
     Daha sonra Libya. Yine Muammer Kaddafi yönetimindeki laik bir ülke. Muammer Kaddafi’nin de Saddam Hüseyin gibi despot bir yanı da var fakat etkili ilerlemelerle iyi bir hale gelebilir ve hayret uyandıran işlere imza atabilirdi. Örneğin Kaddafi, Afrika Birliği’ni kurdu ve Libya halkına Afrika’daki en yüksek yaşam standardını sağladı. Bu yüzden Birleşik Devletler tabii ki bu hükümeti de devirdi. 2011 yılında NATO’nun da desteğiyle, Libya halkını altı aydan uzun bir süre boyunca neredeyse her gün bombaladık.
     Herhangi bir insan, tüm bu hükümet müdahalelerinde ya da bunların herhangi birisinde Amerika Birleşik Devletleri’nin iyi niyetli olduğunu söyleyebilir mi? İran’a saldırdığımızda da, bunu iyi niyetle mi yapmış olacağız? İranlıların gönüllerini mi fethedeceğiz? Elinde bayrak sallayan bir Amerikalıyla bir polemik ya da tartışmaya girdiğinizde, bu endişeleri anımsamanızı öneririm.

Çeviri Kaynağı: https://williamblum.org/aer/read/158
William Blum’un 2 Haziran 2018 günü New York’taki Sol Forum’da yaptığı konuşma

Sabriye Aşır
(Başkent Üniversitesi kültür yayını Bütün Dünya dergisinin Eylül 2018 sayısında yayımlanmıştır.)
Bu haber 225 kez görüntülenmiştir.
 
 
Yorumlarınız
 
IP   54.82.79.137  
Ad Soyad*
Yorum*
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu  
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.  
 
 Günün Diğer Gelişmeleri
12 Kasım 2018
Aday adaylığı başvurusunun son günü CHP’li Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş, AK Parti’ye geçti..
11 Kasım 2018
Zonguldak Ereğli Dikmen İlköğretim Okulu Kütüphanecilik Kulübü öğretmenleri tarafından “Anne Bana Ki..
09 Kasım 2018
..
08 Kasım 2018
Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, Zonguldak Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti...
07 Kasım 2018
Kdz. Ereğli Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, 2014-2018 dönemi çalışmalarına ilişkin video yayı..
07 Kasım 2018
Zonguldak Ereğli Rotary Kulübü yönetimi Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal’ı ziyaret etti...





 
Anasayfa | S�k Kullan�lanlara Ekle | Yay�n �lkeleri | K�nye | Reklam | Facebook | Twitter | �leti�im
ereglibulteni © 2012-2018 Tüm Hakları Saklıdır