Sık Kullanılanlara Ekle |  Reklam  |  İletişim
  Röportaj 
  İşler: Ereğli’nin en büyük sancısı üretememek
İşler: Ereğli’nin en büyük sancısı üretememek
 
   

     İşler Gemi Sahibi İşadamı Murat İşler, 2007’den bu yana faaliyet gösterdikleri gemi inşa alanındaki en son siparişlerini 6 ay önce teslim ettiklerini belirtti. Alaplı Tersaneler Bölgesi’nde yer tahsisi yapılan iki yatırımcıdan biri olduklarını anımsatan İşler, tahsis süresinin uzaması nedeniyle yabancı ortaklarını kaybetmeleri ve gemi inşa alanındaki krizin etkisiyle planladıkları tersane yatırımına başlamadıkları için, gemi inşa çalışmalarına kiraladıkları tersanelerde 6 yıldır devam ettiklerini söyledi.
     İşler şöyle dedi: “2010’da tahsis yapılmıştı. Tam krizin başlamasından 3 ay kadar önce oldu. Zaten bizim en büyük şanssızlığımız da buydu. 2007’de ilk başvurduğumuzda, yabancı bir firmayla ortak başvuruda bulunduk. Norveç’ten Ulstein firmasıyla ortak bir girişim yapacaktık. Biz orada doğalgaz arama, petrol ve sondaj gemileri yapmayı düşünüyorduk. Ancak yer tahsisinin üç yıl sürmesini onlara açıklayamadık. Buradaki bürokrasiyi anlatamadık. Bizim onları oyaladığımızı düşündüler. Onlar işin, kendi ülkelerinde olduğu gibi hızlıca yapılacağını sanıyorlardı. O nedenle bu gecikmeyi anlatamadık. Dolayısıyla da bu gecikme, bizim planımızı kötü etkiledi. Tahsisin uzaması nedeniyle yabancı ortağımızı kaybettik. Ticaret çok hızlı geliştiği ve değiştiği için, özellikle bu alandaki bürokratik işlemler konusundaki yavaşlığın giderilmesi gerekiyor. Belirli sektörlerde hız, çabuk karar verilebilmesi çok önemli.”

     “PROJE DEĞİŞİKLİĞİNE GİTME KARARI ALDIK”
     Alaplı Tersaneler Bölgesi’nde kendilerine tahsis edilen 223 bin metrekarelik alan için yatırım planı değişikliğine gitme kararı aldıklarını anlatan İşler, şöyle devam etti: “Orayla ilgili proje değişikliğine gitme kararı aldık ve başka bir yatırım planı yaptık. Devlete de bununla ilgili başvurumuzu yaptık. Henüz bir yanıt almadık. Biz orada yine o dolgu alanını uygulayarak, üzerinde farklı bir sistem kurmak istiyoruz. Tersane değil. Eğer burası olmazsa, başka bir yerde yapacağız. Bu konuda Ereğli ve Zonguldak önceliğimizdi ama bir yanıt alamadığımız için dolgusu yapılmış, hazır başka yerler için görüşmeler yapıyoruz. Planladığımız bu yatırım için yine yabancı bir ortağımız var ve yer bakıyoruz. En az 600-700 personelin çalışacağı, son derece verimli, geri dönüşü kolay, şu anda da gelecekte de pazarı olan bir projedir.”

     “DONANMANIN GEMİLERİ İÇİN TALİP OLABİLİRİZ”
     Gemi inşa pazarının çok değişken olduğuna dikkat çeken İşler, sektörde 10 yıla kadar umut göremediğini dile getirdi. İşler, şu ifadelere yer verdi: “Bundan 10 yıl önce çok talep olan sektörde, bugünse talep çok daraldı. Dünya krizi, malzeme sevkiyatlarının ve dolayısıyla da gemi taleplerinin azalması, çift cidarlı (gövdeli) gemilerin limanlara giremeyeceğine yönelik yasağın sürekli uzatılması gibi pek çok etken var. Pazar daraldı. Çin de bu anlamda güçlü bir argüman oldu. İşçiliği ve malzemeyi çok ucuza mal ediyorlar. Tersanecilik sektöründe önümüzdeki 10 yıla kadar bir umut göremiyorum. 10 seneden önce burayı iyileştirmek zor. Halihazırdaki tersane sayısı pazar için çok fazla. Tuzla’daki pek çok tersane şu anda can çekişiyor. Ereğli’deki tersanelerin hemen hemen hepsi battı. Şu anda Ereğli’de borcu olmayan tersane olduğunu sanmıyorum. Ereğli’deki tersaneler yat konusuna dönmeyi düşünüyorlar ama bu da çok ayrı bir pazardır. Bu konuda dünya piyasasında belli bir yere sahip olan firmaların elinden iş kapma şansınız zayıf.”
     Ülkede savunma sanayisinin hızla geliştiğine vurgu yapan İşler, “Donanmanın şu anda kendi savaş gemilerini üretmekle ilgili ciddi projeleri var. Uçak gemilerinin yapılması planlanıyor. Bunu yapamaz mıyız? Tersanelerimiz var. Bununla ilgili neden girişimde bulunmuyoruz? Neden Denizcilik Müsteşarlığı ya da Karadeniz Bölge Komutanlığı ile bu konuda görüşülmüyor?” diye sordu.

     “EREĞLİ TERSANELERİ İÇİN GEMİ SÖKÜM İZNİ ALMAK MÜMKÜN DEĞİL”
     Ereğli’deki Tersaneler Bölgesi için gemi söküm alanı izni alınmasına yönelik öneriyi de değerlendiren İşler, gemi sökümünün çevresel etkileri nedeniyle yaşam alanlarından uzakta yapılabildiğini, bu nedenle Ereğli’deki tersanelere gemi söküm izni verilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. İşler, şu görüşlere yer verdi: “Gemi sökümü çok özellikli bir iştir. Çevreye etkileri çok farklı. Gemiden çıkan pek çok atık malzeme var. En başta gemilerde korkunç bir fare nüfusu vardır. Gemiyi sökerken çıkacak asbesti ya da diğerlerini geri dönüşümle, temizleme sistemiyle dengeleyebilirsiniz. Ama içinden çıkan fareyi denetleme şansınız yok. Milyonlarca fare çıkar. Çevreye ciddi etkileri var. Onun için yaşam alanlarına yakın yerlerde gemi sökümü yapılamaz. Buradaki tersanelerin hemen hepsi de yaşam alanlarına çok yakın yerler ve buralarda gemi sökümü yapılmaz. Devlet buna izin veremez. İyi bir sektör gibi görünür. Ama yaşam alanlarının dibindeki tersanelerde bunu yapmak mümkün değil. Mahvedersiniz. Yaşam alanlarını tehdit eden, öngörülemeyen kaçaklar ortaya çıkar.”

     “ÖNCELİKLİ OLAN LİMAN DEĞİL, YATIRIMCI GETİRMEK”
     Ereğli’deki mal ve ürün sevkiyatında yaşanan ciddi düşüşleri ortaya koyan İşler, Alaplı ve Ereğli’de limana ihtiyaç olmadığını, öncelikli meselenin Ereğli’ye yatırımcı getirmek olduğunu savundu. İşler, şöyle konuştu: “Ereğli ve Alaplı’nın limana ihtiyacı yok. ERDEMİR Limanı’nda yaklaşık 7-8 yıl yükleme-boşaltma yapmış bir firma olarak, ERDEMİR’in herhangi bir sanayicinin yükleme-boşaltmasına izin vermediğini görmedim. ERDEMİR özel bir kurum ve para kazanma derdindedir. ERDEMİR Limanı yaklaşık 28-30 milyon ton kapasiteyle hizmet verebilecek durumdadır. Kendi ihtiyacı zaten 14-15 milyon tondur. Bugün Ereğli ve bu çevrenin ne kadar yükü var? Önceden profilciler yıllık 1 milyon ton sevkiyat yaparken, şimdi yıllık 150 bin ton yapamıyor. Borucular geçmişte 700-800 bin ton sevkiyat yapardı. Şimdi ise 100 bin yok. Hangi yükten bahsediyoruz? Alçı deseniz eskiden 500 bin ton gidiyordu, şimdi 100 bin ton gitmiyor. Daha önce Rusya’ya giden işlenmiş ürünler vardı. Bugün onlar da yok. Neyi sevk edeceğiz?
     Yatırımcı zaten Ereğli’ye gelirse ihtiyaç olan her şey yapılır. Ereğli’ye yatırımcıyı getirmenin yolu nedir? Bugün teşvik bölgesi değiliz. Sanayi bölgesi olarak gelişmiş bölge kabul edildiğimiz için hiçbir teşvik alamıyoruz. Ne işçi, ne de yatırım teşvikinden faydalanabiliyoruz. Yatırımcı buraya neden gelsin? Diğer kentlerde OSB’lerin sayısı artıyor. Ama oralarda teşvikler var. Arsa, yatırım, işçi teşvikleri var. Cazip kılacak bir şeyler gerekiyor. Ereğli bölgesinde madencilik için, tersane için, demir-çelik için teşvik yok. Ama hayvancılık için teşvik var. Bu anlamsızlığı ortadan kaldırmak gerekiyor. Bu da yerel politikacıların, sivil toplum kuruluşlarının işidir. Bunlarla uğraşmamız gerekiyor.”

     “DEĞİŞİK TİCARİ ARGÜMANLAR ÜRETMEK ZORUNDAYIZ”
     Ereğli’nin ERDEMİR’e dayalı ticaretten sıyrılması ve farklı ticari üretim yöntemleri geliştirmesi gerektiğinin altını çizen İşler, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz günlerde bir TSO başkan adayının, ERDEMİR’in kurmakta olduğu çelik servis merkezinden 5 milyon ton sevkiyat olacağı ve bunun nakliyesinin alınacağına yönelik sözlerini okudum. Çelik servis merkezini kuran özel sektör, bunu kar gördüğü için yapıyordur. Bunun yanında nakliyedeki karı da kendisi elde eder. 150 milyon dolar harcayarak servis merkezi kuracaklar, 10 milyon dolar harcayarak 300 tane tır alamayacak. Mümkün müdür? Orası eskiden devlet sektörüydü. Artık değil. İşler değişti. Bizim de bu mantığı değiştirmemiz gerekiyor. Halen ERDEMİR’e dayalı bir ticaretimiz var. Herkes ERDEMİR bana bir şeyler versin, ben de kazanayım derdinde. Ne ERDEMİR sana bir şey verir, ne de senin kazanman için uğraşmak gibi bir zorunluluğu var. ERDEMİR’e dayalı ticaretten sıyrılmamız gerekiyor. Ereğli’nin en büyük sancısı üretememektir. Fikir üretmiyor. Değişik bir ticari argüman üretmek zorundayız. Sermayesi olmayanın, yatırım ve üretim yapmayanın kazanma şansı yok. Bizim fason ticaretten vazgeçerek, gerçek ticareti yapmamız gerekiyor.
     Onların (ERDEMİR) işleri de artık daha zor. Dış üreticilerin yanı sıra, artık iç pazarda eskisi gibi tek değiller ve iç pazardaki rakipleriyle de mücadele etmek zorundalar. Devlet elindeyken zarar etmesi halinde, devletin bunu sübvanse etmesi gibi bir durum da ortadan kalktı. Artık özel sektördür. Bu değişikliğin farkına varıp uyanmamız gerekiyor. Örneğin öğrenci çekebilir, bir üniversite kenti olabiliriz. Tekstil sanayisine yönelik üretim yapılabilir. Ya da ülkedeki kentsel dönüşüm sürecini ele alırsak, 400 milyon dolarlık bir inşaat potansiyeli var. Ve bizim Ereğli’de doğru-düzgün inşaat malzemesi üreten firmamız yok. Turizme yönelik bir girişimde de bulunulabilir.”

     “EREĞLİ’NİN GELECEĞİNDEN UMUTSUZ DEĞİLİZ”
     Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası (TSO)’nın seçimleri süreci konusunda da, adaylar tarafından uygulanabilir projeler üretilmesi gerektiğine işaret eden İşler, bankaların da Ereğli’ye karşı aldıkları tavrın önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. İşler, şunları kaydetti: “Ereğli’nin yeni ticaret yöntemleri geliştirebilmesi, seçimden seçime ortaya çıkan afaki projelerden geçmiyor. Kısır döngülerden öteye gidemiyoruz. Önemli olan ortaya neler konabileceğidir. Ereğli’nin gelişmesi, hepimizin gelişmesi anlamına geliyor. Ereğli’nin gerilemesinden de hepimiz zarar görüyoruz. Üretime yönelik bir umut olmadığında, insanlar göç eder. Ereğli’de yarın-öbür gün böyle bir şehir olacak. Dedikodu mekanizmasından kurtulmamız, destek ve dostluk politikasını geliştirmemiz gerekiyor. Gelecek yönetimin çok işi var. Bir psikolog gibi çalışılması gerekiyor. Birlik, beraberlik sağlanması, ilişkilerin kuvvetlendirilmesi ve yeni ilişkiler kurulması için sorumlulukları var. Bu yapılırsa Ereğli’nin önü açılır. İlçenin geleceğinden umutsuz değiliz.”
(ereglibulteni) Bu haber 992 kez görüntülenmiştir.
 
 
Yorumlarınız
 
IP   54.237.183.249  
Ad Soyad*
Yorum*
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu  
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.  
 
 Günün Diğer Gelişmeleri
31 Ağustos 2020
Zonguldak’ta seyir halindeki kamyonetin freni boşaldı. Freni boşalan kamyon park halindeki araçlara ..
29 Ağustos 2020
İş insanı, heykeltıraş Mehmet Gazioğlu, kentin simgesi olan sarı ve yeşil renklerde 2 çelik heykeli,..
28 Ağustos 2020
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle şu kutlama mesajını y..
28 Ağustos 2020
Kdz. Ereğli Belediyesi’nin sağlıklı tarımı desteklemek, yerel tohumu korumak, çoğaltmak, halka dağıt..
26 Ağustos 2020
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kurulma çalışmaları başlatılan Bülent Ecevit Üniversitesi Karadeniz Er..
25 Ağustos 2020
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde köpeği ile birlikte uçurumda mahsur kalan kişi, itfaiye ekiplerinin ya..





 
Anasayfa | S�k Kullan�lanlara Ekle | Yay�n �lkeleri | K�nye | Reklam | Facebook | Twitter | �leti�im
ereglibulteni © 2012-2019 Tüm Hakları Saklıdır