Sık Kullanılanlara Ekle |  Reklam  |  İletişim
  Röportaj 
  Ertürk: Başbuğ’a terörist diyenler teröristtir; Haberal bir anıttır, bir engeldir
Ertürk: Başbuğ’a terörist diyenler teröristtir; Haberal bir anıttır, bir engeldir
 
   

     Kdz. Ereğli’de iki yıl boyunca Karadeniz Bölge Komutanı olarak görev yapan, ardından Deniz Harp Okulu Komutanı iken görevinden istifa eden emekli Tuğamiral, Gazeteci-Yazar Türker Ertürk, bir toplantı için geldiği Ereğli’de, EreğliBülteni’nin sorularını yanıtladı. Ertürk’ün EreğliBülteni Sorumlu Yayın Müdürü Sabriye Aşır’ın sorularına yanıt verdiği röportaj şöyle:


     18 Mart günü, savcılık makamının esasa dair mütalaasını verdiği, adına Ergenekon denilen dava ve bu dava süreci için neler söylersiniz?

     Bu dava sürecinden hukuk beklemek, bu dava sürecinden adalet beklemek saflık olur. Bunu biz daha en başında da söylemiştik. Bu davalar operasyonel davalardır. Bu davalar emperyalizmin bölgemize ve ülkemize yönelik planlarını gerçekleştirebilmek için yapılan işlerdir. Onun için burada hukukun tecelli etmesini beklemek, adaletin gerçekleşmesini dilemek gerçekten bu olayları anlayamamaktır. Artık biraz da işin sonuna yaklaştık. Bu operasyonel davalar ilk başladığında halk ister istemez bu ele geçirilmiş, yandaş edilmiş, kişiliğini kaybetmiş mütareke basını vasıtasıyla bir şekilde buna inanır gibiydi. Ama süren davalar sonucunda Türk halkı şunu gördü ki, bunların hepsi yalan dolan ve iftiradır. Emperyalist bir projedir. AKP bunu işbirlikçisidir, F tipi örgüt de bunların tetikçileridir. Buna inandırıcılık kalmamıştır. Bunların arkasındaki emperyalist güç şunu görmektedir; bunu sürdürmek artık emperyalizmin çıkarlarına zarar vermekte, ülkede antiemperyalist gücün, duygunun yükselmesine neden olmaktadır. Bu nedenle davaları bitirmek istemektedirler. Şu anda onun için hızlandırdılar. Yalap-şalap… Hatta göreceksiniz ki, bazı savunmaları dinlemeden hükümleri verecekler ve bu olayı Apo ile beraber, bu olayı ellerinde şehitlerimizin kanı bulunan terörist, cani, bebek katili ile birlikte aynı torbaya koyacaklar. Af çıkararak bunu halletmeye çalışacaklardır. Ama bunu halletmek imkânsızdır. Bu operasyonları yapanlar, bu kahraman, yurtsever insanların evlerine girerek bu delilleri oraya koyanlar, bu kumpası kuranlar bu ülkede hesap vermedikçe, bu insanlar yargılanmadıkça, sular durulmayacaktır.



     Kendisinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminde Karadeniz Bölge Komutanı olarak, Genelkurmay Başkanlığı görevi sırasında da Deniz Harp Okulu Komutanı olarak birlikte çalıştığınız Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve diğer bazı ordu mensupları için ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Ne diyeceksiniz?

     Kepazelik derim… Bu ülkenin Silahlı Kuvvetlerinin, bu ülkenin Silahlı Kuvvetlerinin en tepesindeki komutanını, teröristlikle suçlamak ihanettir. Bu ülkeye karşı yapılan operasyonun bir parçası olmaktır. İnandırıcılığı yoktur ve artık zaten kimse de inanmamaktadır. Ama bu karşı darbe sürecinde, kendilerini bu hukuksuzluğu yapmak zorunda hissetmektedirler. Ama size şunu söyleyeyim; ak günler, aydınlıklı günler yakındadır. Bunların hepsi hesap verecek. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı’nı terörist olmakla suçlayanlar teröristtir. Bunlar hesap vereceklerdir.

     Terörle mücadele görev alanının en başındaki bir Genelkurmay Başkanı, bir terör örgütünün içerisinde yer alabilir mi? Bu mantık sınırlarına sığar mı?

     Mantıklıdır. Neden mantıklı biliyor musunuz? Bugün terör canisi Apo ile görüşebilmek için bunu yapmak zorundaydılar. Bugün ülkeyi bölebilmek için, ülkede federatif yapıyı getirebilmek için, ülkede rejim değişikliği yapabilmek için, haksız-hukuksuz yere bir Anayasa’yı önümüze koyabilmek için, Suriye’ye terör ihraç edebilmek için, Suriye’de bombalamalar yapmak için, Irak’ın toprak bütünlüğüne düşmanlık yapabilmek için, Müslüman’ın üzerine bomba yağdırabilmek için bunu yapmak zorundaydılar. Onun için de, Genelkurmay Başkanımızı terörist olarak, bir terör örgütü lideri olarak lanse etmeye çalışıyorlar. İnandırıcı değil. Türk halkı da artık inanmıyor.

     “Türk silahlı kuvvetlerine karşı asimetrik psikolojik harekât icra edilmektedir.” Sayın Başbuğ’un söylediği bu sözleri, siz de Deniz Harp Okulu Komutanlığı’ndan istifa ederken yaptığınız konuşmada tekrar etmiştiniz. Bu ‘harekât’ın nedeni, amacı neydi? Ve bugün geldiğimiz noktada, bu ‘harekât’ başarıya, amacına ulaştı mı?

     Asimetrik psikolojik harekâtın nedeni; Türk Silahlı Kuvvetleri’ni etkisizleştirmek, itibarsızlaştırmak, terör örgütü lideri Apo ile görüşebilmek, onu affedebilmek için yapıldı bunlar. Bugüne kadar geldiği safha itibarıyla da kısmen başarılıdır. Hatta artık psikolojik saldırıdan, gerçek saldırı ve düşmanlığa da geçilmiştir. Ama artık yolun sonuna geldiler. Buradan, uçurumdan aşağıya atlayacaklar. O kahraman, o yurtsever insanların işlediği bir suç yoktur. Onlara ‘suç işledi’ diyenler, onları yargılamaya çalışanlar suçludur. Bu ülkede onlar hesap verecektir. Bu günler yakın…

     Genelkurmay Başkanı ve ordu mensupları hapse atılıyor, sizin gibi bazı isimler görevlerinden istifa ediyor, ayrılıyorlar; subaylar intihar ediyor, Türk ordusuna ne oluyor? Ne yapılmak isteniyor?

     Orduyu bu rejim değişikliğinde, bölme operasyonunda engel olarak gördüler. Bu engelin ortadan kaldırılması lazımdı. E nasıl kaldıracaksınız, orduya Türk halkının güveni sonsuz?.. Bütün kamuoyu yoklamalarından birinci çıkıyor. Ne yapmanız lazım? İtibarsızlaştırmanız lazım. Ne demeniz gerekir? “Fuhuşçu, hırsız, kafası çalışmaz…” Bu tür psikolojik harekât… Artık düşmanlık had safhada… Saldır gitsin!.. Önce teğmenler, evlerine gir; uyuşturucu koy. Koyanlar bellidir. Operasyon F tipi örgüt… Polisin, emniyetin içerisinde. Ondan sonra, Silahlı Kuvvetler’in en tepesindeki komutana geldik.

     Bu aynı zamanda bir gözdağı mıydı, ‘Biz en tepedeki adama bile ulaşabiliriz’ biçiminde…

     Tabii ki… “Kardeşim, Silahlı Kuvvetler’in en tepesindekini bile alırız. Onun için, bugün ülkenin bölünme sürecinde diye ayağa kalkıp bu konuya itiraz etmeyin. Bölünmesine sesinizi çıkarmayın. Bu ülkede yapılan haysiyetsizliğe, şerefsizliğe itiraz etmeyin.” demektir. Gözdağıdır. Doğru söylüyorsunuz…

     Tüm bu olan bitenin, adına ‘açılım, çözüm’ denen bir sürecin paralelinde yapılmasına ne dersiniz? Gerçekten terör örgütü lideri serbest bırakılabilir mi?

     Tabii tabii… Şu anda plan budur. Terör örgütü liderini serbest bırakmak… Sonra, bu ülkeyi önce büyütüyormuş gibi gözüküp, küçültmek, bölmek… Ondan sonra da, bizim çocuklarımızı, Türk insanını Arap çöllerine, İran’a savaşa göndermektir. Proje budur. Bu adım adım gerçekleşiyor. Bugüne kadar da, sürdürülen operasyon itibariyle de, başarılıdır da diyebilirim…



     Sizin de bir süre görev yaptığınız Zonguldak’ın milletvekili, tıpta pek çok ilke imza atan Sayın Mehmet Haberal da dört yıldan bu yana tutsak… Sayın Haberal için de ağırlaştırılmış müebbet isteniyor…

     Haberal suçlu. Şöyle ki; siyasi mücadeleye girmeye çalıştı. Bunlara muhalefet etti. E o zaman kafası ezilmelidir. O zaman zindanlarda çürütülmelidir. Olay budur. Bu kadar nettir. Suçu budur. Muhalefet etmektir. Siyasi bir girişimde liderlik yapmak… Bu ülkede sürdürülen operasyonların, ülkede sürdürülen Atatürk düşmanlığı karşısında bir anıt gibi, bir abide gibi dikilmektir. Onun için de müstahaktır. Siz dua edin ki, kurşuna dizmediler.

     Gazeteciler kovuluyor, hapse atılıyorlar; insanlar konuşmaktan korkuyor, kaygı duyuyorlar; nereye doğru gidiyoruz? Ve gittiğimiz yön eğer olumlu bir yol değilse, ne yapmamız gerekiyor?

     Bu gidişe “dur” demek için, elinizi vicdanınıza koyacaksınız. AKP’yi methetmeyeceksiniz, pompalamayacaksınız. Gördüğünüz her türlü ahlaksızlığı, şerefsizliği, hortumlamayı, emperyalist işbirlikçiliğini, gerçekleri halka anlatacaksınız. Basının başına bunlar neden geliyor biliyor musunuz? Bir şekilde doğruları yazmaya kalkanları, elimine etmeye çalışıyorlar. İşinden attırmaya çalışıyorlar. Dünyada en çok gazetecinin içeride olduğu ülke, Türkiye’dir. Bu sürece direnmeyin, yarın siz de bence sitenizde “AKP çok başarılıdır, Ereğli’ye çağ atlattı, eskiden fakirdik şimdi çok zengin olduk, istihdamı artırdı” diye yazın. “Ama bu gerçeği görmeyin. 12 bin işçinin, tersanelerin kapanması nedeniyle işten atıldığını, ortalama 40 bin ailenin perişan durumda olduğunu görmeyin. E görürseniz atarız sizi içeri… Çok da ileri giderseniz kurşuna dizeriz…”

     Son olarak, halkımıza, okurlarımıza “bunları görün” dediklerinizi, son mesajlarınızı alabilir miyiz?

     Bu durumdan biz ancak halkımızın azim ve kararlılığıyla kurtulabiliriz. Türkiye hızla bölünmeye, parçalanmaya ve uçurumdan aşağıya yuvarlanmaya doğru ilerlemektedir. Ya şimdilik kişisel çıkarlarınızı düşüneceksiniz ve bu kötü gidişe “dur” demeyeceksiniz ya da yollara düşeceksiniz bedenen, fiilen, aklen, sözen bu kötü gidişe “dur” diyeceksiniz. Seçim sizindir. Ama ben bu kötü gidişe “dur” denilmesi taraftarıyım. Bunun için de görüyorsunuz, şehir şehir, ilçe ilçe, köy köy dolaşıp bu gerçekleri anlatmaya çalışıyoruz. Muhalefet ediyorum ama elimde silah var mı? Yok. Tek silahım, kalemim ve söylemim…

(Sabriye AŞIR) Bu haber 1917 kez görüntülenmiştir.
 
 
Yorumlarınız
 » Türker Ertürk Paşamızla yaptığınız görüşmeyi beğeniyle okudum.
Yıllardır ergenekon , balyoz ve askeri casusluk davalarını izledim. BİR TANE BİLE SUÇLU OLMADIĞI KANAATİNE VARDIM. YOK ÇÜNKÜ.Sebebi emperyalist amerika ve avrupanınpaşamızın da söylediği gibi türkiyemizi ve türklüğü yok etmek istemesidir.İZİN VERMEYECEĞİZ -   hulya ulusoy / 02 Nisan 2013- 12:10
 » Türker Ertürkü söyledikleri çok doğru. Çözüm bu zulume, parçalanmaya, bölünmeye gden süzece halkın başkaldırarak dur demesidir. Türker Ertük liderliğindeki Halk iktidarıyla ülke ancak esenliğe ve halk huzura kavuşabilir.Eereğli halkı ve tüm sevenleri Türker paşamızı destekleyin, yanında olun. sırf lafla değil her şekilde. O ülkemiz için bir fırsattır. -   Yaşar Okşaroğlu / 01 Nisan 2013- 22:49
 
IP   54.237.183.249  
Ad Soyad*
Yorum*
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu  
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.  
 
 Günün Diğer Gelişmeleri
31 Ağustos 2020
Zonguldak’ta seyir halindeki kamyonetin freni boşaldı. Freni boşalan kamyon park halindeki araçlara ..
29 Ağustos 2020
İş insanı, heykeltıraş Mehmet Gazioğlu, kentin simgesi olan sarı ve yeşil renklerde 2 çelik heykeli,..
28 Ağustos 2020
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle şu kutlama mesajını y..
28 Ağustos 2020
Kdz. Ereğli Belediyesi’nin sağlıklı tarımı desteklemek, yerel tohumu korumak, çoğaltmak, halka dağıt..
26 Ağustos 2020
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde kurulma çalışmaları başlatılan Bülent Ecevit Üniversitesi Karadeniz Er..
25 Ağustos 2020
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde köpeği ile birlikte uçurumda mahsur kalan kişi, itfaiye ekiplerinin ya..





 
Anasayfa | S�k Kullan�lanlara Ekle | Yay�n �lkeleri | K�nye | Reklam | Facebook | Twitter | �leti�im
ereglibulteni © 2012-2019 Tüm Hakları Saklıdır