Sık Kullanılanlara Ekle |  Reklam  |  İletişim
  Röportaj 
  Grizu 263 Uzay Takımı, Türkiye’nin İlk Küp Uydusunu Geliştiriyor
Grizu 263 Uzay Takımı, Türkiye’nin İlk Küp Uydusunu Geliştiriyor
 
   



    Grizu 263 Uzay Takımı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’ndeki (BEÜ) farklı mühendislik disiplinlerinden uzay çalışmaları yapmak üzere bir araya gelen gençlerden oluşuyor. Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ile ABD Deniz Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı’nın düzenlediği, dünyanın en saygın uydu çalışmalarından biri olarak bilinen CanSat Competition Model Uydu Yarışması’nda 2018 ve 2019 yıllarında iki kez üst üste dünya ikincisi olan takım, son olarak Eylül ayında da Türksat’ın düzenlediği Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (Teknofest) Türkiye birinciliğini göğüsledi.
    Onların ifadesiyle “Karanlık maden ocaklarından uzayın derinliklerine uzanan bir Zonguldak hikâyesi” onlarınki… Bilim tutkusuyla dolu ve kısa bir sürede ülkemizi uluslararası alanda gururlandıran başarılara koşan bu öğrenci topluluğunun Takım Kaptanlarından Çağla Aytaç Dursun, Bütün Dünya’nın sorularını yanıtladı…

    . Grizu 263 Uzay Takımı ne zaman, nasıl ve hangi amaçla kuruldu? Başta takımın adı olmak üzere, kuruluş öykünüzü ve takımınızı anlatabilir misiniz?
    Grizu 263 Uzay Takımı 2016 yılında Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından kuruldu. Biz Muzaffer Duysal ile beraber NASA JPL’de çalışan Dr. Umut Yıldız’la bir telekonferans düzenledik. O telekonferansın sonunda hocamıza çeşitli sorular sorduk. Yani biz burada elektrikli otomobillerle uğraşıyoruz; Amerika’da, dünyada öğrenciler hangi trendler üzerinde çalışıyor diye sorduk. O da bize elektrikli otomobillerin artık orada çok yaygın olmadığından, öğrencilerin uzaya yöneldiğinden bahsetti. Biz de bunun üzerine Grizu 263 Uzay Takımımızı kurduk. Başta sekiz öğrenciden oluşuyordu.
    İsmimizi de -biz hiçbirimiz Zonguldaklı değiliz ama Zonguldak’ta yaşıyoruz, burada okuyoruz- Zonguldak’a da dokunmak istedik açıkçası. Ve 3 Mart 1992 Kozlu’da meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden 263 maden şehidimizin adını yaşatmak için takımımıza Grizu 263 adını koyduk. Mottomuz da “Karanlık maden ocaklarından uzayın derinliklerine uzanan bir Zonguldak hikâyesi.” Bu şekilde takımımız 2016 yılında çalışmalarına başladı.

    . Model uydu yarışmalarına katıldınız. Bu başarılarınıza geçmeden önce, model uydu yarışması deyince neden söz ediyoruz, bununla başlayabilir miyiz?
    Model uydu dediğimizde bu yarışmaların amacı, öğrencilerin uzay ve havacılık alanına bir adım atmasını sağlamak. Oraya yetişmiş insan gücünü daha kolay bir şekilde adapte edebilmek aslında. Küçük boyutlarda, NASA’nın belirlediği bir görevi yapabilen bir model uydu tasarlıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu roket yardımıyla gökyüzüne çıkıyor ve orada NASA’nın belirlediği görevler üzerinden puanlaması yapılıyor. Burada çeşitli aşamalardan geçiyoruz. Bu aşamalar, NASA’nın kendi projelerinde yaptığı aşamalarla birebir. PDR dediğimiz ön tasarım raporu, CDR dediğimiz kritik tasarım ve onun sonrasında uçuş raporlaması vesaire gerçekleşiyor. Bu, NASA’nın projeyi yürütürken yaptığı aşamalarla birebir örtüşüyor. Yani teknik raporlama kısmında NASA’nın mühendisleri ne yapıyorsa buradaki öğrenciler de birebir aynısını yapıyor. Bu da öğrencilerin uzay ve havacılık alanına kolay bir şekilde adapte olmasını sağlıyor. Yani bir nevi yetişmiş insan gücü sağlıyoruz diyebiliriz.

    . Yarışmalar da bu anlamda teşvik edici bir rol oynuyor…
    Evet kesinlikle. Yarışmalar bu alanda teşvik edici bir rol oynuyor. Öğrencilerin buraya motivasyonunu sağlıyor. Bu yarışmalar bir yıllık bir süreç oluyor. Bu bir yıllık sürecin sonunda da Amerika Birleşik Devletleri’nde yarışmanın uçuş kısmı gerçekleşiyor. Biz de üç yıldır bu yarışmaya katılıyoruz. İlk katıldığımızda dünya 22.’si olarak sonuçlandı. Ondan sonra takımımızı büyütme aşamasına gittik, kurumsallaşma çalışmaları yürüttük. Artık başvurularımızı internet üzerinden ve çeşitli aşamalardan geçerek öğrencileri kabul ediyoruz. İkinci yılımızda 15 kişiye çıktı; şu anda da 35 kişiyle yolumuza devam ediyoruz.

    . Üç yıl gibi kısa denilebilecek bir sürede çok değerli başarılara imza attınız, çok değerli ödüller aldınız. Bu ekip bu uyumu nasıl yakaladı?
    Çeşitli yarışmalara katıldık. Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen NASA sponsorluğunda CanSat Competition’da ilk sene dünya 22.’liği elde ettik. Daha sonraki yıllarda iki ikinciliğimiz var. Art arda dünya ikinciliğimiz oldu. Son olarak da bu sene Teknofest model uydu kategorisinde Türkiye şampiyonu olarak yolumuza devam ediyoruz.
    Bu noktada bu başarıların yani 35 kişi dediğimizde çok büyük bir ekip. Bunu bir arada tutmak gerçekten zor oluyor. Ama burada bütün öğrencilerin, takım arkadaşlarımızın tek bir motivasyonu var: Bilim üretmek. Tek bir motivasyonun çatısı altında toplanılınca herkes verilen görevleri yapıyor. İşini yaptığı sürece herhangi bir ayrışma olmadan bu görevi tamamlamaya odaklanıyoruz. Bu sayede başarı elde ediyoruz.

    . Türkiye’nin ilk cep uydusu (PocketQube) projesi üzerinde çalışıyorsunuz. Çalışmanız hangi aşamada, ne zaman bitecek ve ne zaman fırlatılacak? Bu uydunun görevi ne olacak?
    Cep uydusuna biz geçen yıl başlamaya karar verdik. Bir noktaya kadar model uyduyla deneyim kazandık ve bu deneyimimizi kendi ölçeğimizde ilerletmek istiyorduk. Bu da PocketQube standardında Türkiye’nin ilk küp uydusu olacak. Şu aşamada tasarım süreçlerimiz tamamlandı, üretime geçme aşamasındayız. 2020 yılında Haziran ayından sonra gökyüzü ile buluşacak. 500 kilometre dediğimiz alçak dünya yörüngesine yerleşecek ve üç yıl aktif bir şekilde görev yapmasını planlıyoruz. Başarabilirsek görüntü alma amacımız var, asıl hedefimiz o. Ama burada da şöyle bir nokta var; bu boyutlarda herhangi bir küp uydudan şu ana kadar görüntü aktarımı tamamlanmış değil. Yani kendimize çok zor bir hedef koyduk. Bunu başarmak için çabalıyoruz. Ama uydudan çeşitli veriler aldığımızda dahi biz kendimizi başarılı olduk sayacağız. Çünkü teknolojiyi küçültme yoluna gidiyoruz. Uzay çalışmalarında da en büyük maliyeti fırlatma giderleri oluşturuyor. Bizim uydumuz beş santime beş santim boyutlarında bir küpten oluşuyor. Yaklaşık ağırlığı 250 gram. Yani bu noktada bu küçüklükte bir uydudan görüntü aktarımı gerçekten zor bir görev. Ama biz kendimize bunu hedef koyduk ve bunun üzerinde çalışıyoruz.

    . Önümüzdeki süreç için diğer hedefleriniz nelerdir?
    Biz Grizu 263’ü okul olarak görüyoruz. Mühendislik Fakültesi’nde aldığımız teorik eğitimi pratiğe dönüştürme amacımız var burada. Bu noktada şu anda takımımıza 250 öğrenci başvurusu var. Bunlar arasından çeşitli insanları yine takıma dâhil edeceğiz ve takımımızı genişleteceğiz. Ülkemiz için uzay ve havacılık alanına yetişmiş insan gücü sağlamak niyetindeyiz. Küp uydumuzun fırlatma anlaşması tamamlandı, onu Haziran ayında planlıyoruz. Tekrar model uydu yarışmalarına da katılacağız. Bunun dışında yeni projelerimiz de olacak.

    . Siz yarışmalar sebebiyle yurtdışı gezilerinde diğer ülkelerin takımlarını da görme olanağı buldunuz. Bu anlamda ülkemizde uydu teknolojisi alanındaki durum nedir? Uydu geliştirme çalışmaları bakımından ülke olarak hangi noktadayız?
    Biraz geç kalmışlık var ülkemizde. Ama son yıllarda ileri atılımlar gerçekleşiyor. Şu anda Türksat-6a uydusu yapılıyor mesela. Türksat’ın TAI ile birlikte yürüttüğü bir proje. Orada bütün aşamaları yerli olarak gerçekleşiyor. Üniversiteler bakımından da Türk üniversitelerinin bu alanda ilgisi çok fazla. Öğrenciler bu alana ilgi gösteriyor ve bunun için çabalıyorlar. Yani şöyle söyleyebilirim; biz de küp uydular konusunda, PocketQube konusunda öncü olmak istiyoruz. Bu şu anda yeni geliştirilen bir standart. Biz buraya tam zamanında adım attık. Ve kendimize koyduğumuz hedefleri başarabilirsek dünyada da bir ilk olacağız.
    Yarışmalara katılmak amacıyla bir finansman sorunumuz ortaya çıkıyordu. Bunu da biz dünya ikinciliklerinden sonra Zonguldak bölgesinin hatta Türkiye’nin en büyük firmalarından biri olan Erdemir’le bir sponsorluk anlaşması yaparak tamamladık. Küp uydumuzun bütün fırlatma maliyetlerini kendileri karşılıyorlar, onlara da teşekkür ederiz.

    Grizu 263 Uzay Takımı’na geçen yıl katılan BEÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Gizem Kübra Yaman da, bu başarıların takım üyelerinin disiplinli ve fedakârca çalışmalarının bir sonucu olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Hayal ettiğimiz şeylerin peşinden gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türk gençlerinin yalnızca hayalde kalan projelerinin olması gerçekten üzücü. Aslında burada bu kırılma noktasını aştığımızı ve gençlere biraz da örnek olabildiğimizi düşünüyorum. Ve bu beni çok sevindiriyor. Biz mezun olup okuldan gittiğimizde inanıyorum ki arkamızdan gelecek arkadaşlarımız da çok güzel başarılara imza atacaklardır.”

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Ekmekçi: “Üç yıl önce heyecanlı, meraklı ve hayal eden arkadaşlarımız, ekibimizin üyeleri kaptanları Çağla ve Muzaffer’in öncülüğünde bu hikâyeye başladılar. Hayalleri vardı; bu hayalleri için ne yapabileceklerini araştırdılar. Öğrencilerimin hepsi kendilerinin önemli olduğunu, bilimin bir heyecan işi olduğunu ve bu bilim tutkusuyla birlikte bu yüksek düzeyde başarıları elde edebileceklerini kanıtladılar. Her şey hayal etmekle başlıyor. Hayal ederken gerçeklerimizi de çok iyi anlamamız gerekiyor. Eğer gerçeklerinizi doğru bir şekilde konumlandırdınız ve anladıysanız, o hayallerinizle arasında bir yol olduğunu mutlaka fark edeceksiniz. Bu yol bilim tutkusudur diyebiliriz. O bize ışık tutacaktır ve o yolun var olduğunu bize gösterecektir. Hayal ettiler, gerçeklerini anladılar, hayalleriyle gerçekler arasında bir yol buldular ve başardılar. Hikayemiz daha yeni başladı. Bundan sonra daha büyük başarılarla yollarına devam edecekler. Bu yapı içerisindeki en önemli unsurun ekip olma anlayışından kaynaklandığını düşünüyorum. Ekip ruhuyla bir hedef etrafında kenetlenmenin başarıda rolü olduğunu düşünüyorum. Hayal edin ve hayallerinizle gerçekleriniz arasında mutlaka bir yol olduğuna inanın. O yolda yürürken de ekip olmaya çalışın.”

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. V. Haktan Özaçmak: “Grizu 263 Takımımız son üç yıldır imkânları zorlayarak, büyük bir hayal gücüyle ve emek sarf ederek hem üniversitemiz hem de ülkemiz adına büyük başarılara imza atıyorlar. Gerçekten hayal sınırlarını zorluyorlar. Kısıtlı imkânlarla, öğrenciliklerinin yükümlülükleri bir yana yoğun tempo içinde çalışıyorlar. Böyle üstün, büyük başarılarla ülkemizin ve üniversitemizin adını duyurdukları için onlara müteşekkiriz. Her daim yanlarındayız. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mustafa Çufalı adına da arkadaşlarımızı tekrar tekrar kutluyorum. Umarım bu emekleri diğer gençlerimize de bir motivasyon kaynağı olacaktır.”


Grizu 263 ekibinin hazırladığı PocketQube standardındaki cep uydusunun fırlatılmasından sonra yörüngeye oturtulması, sinyal alışverişinin sağlanması ve uydunun takip edilebilmesi için BEÜ Farabi Kampüsü’nde Yer İstasyonu da kuruldu. Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Ekmekçi, bu sayede alçak yörünge uydularını dinleme yeteneğini de kazanacaklarını, Yer İstasyonu’nun kurulum sürecinin de son aşamada olduğunu söyledi.


11-14 Haziran 2019 tarihlerinde ABD’de düzenlenen CanSat Competition-2019’da tüm takımlara verilen “autogyro sisteminin faydalı yükte kullanılması” görevini kendi tasarladıkları ve ürettikleri minyatür uydu ile yüz üzerinden 96.355’lik puanla tamamlayan Grizu-263, yarışmada ikinci kez dünya ikinciliği derecesini ülkemize kazandırdı.



Bütün Dünya dergisinin Kasım-2019 sayısında yayımlanmıştır.
(sabriye aşır) Bu haber 129 kez görüntülenmiştir.
Bu haber ile ilgili fotoğraflar
 
 
Yorumlarınız
 
IP   100.25.43.188  
Ad Soyad*
Yorum*
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu  
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.  
 
 Günün Diğer Gelişmeleri
12 Kasım 2019
Erdemir Limanı’nda 11 Kasım’da Erdemir İlkokulu öğrencilerinden bir grubun katılımıyla tatbikat düze..
10 Kasım 2019
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde park halindeki araç kundaklandı...
10 Kasım 2019
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde aralarında husumet bulunan iki grup arasında meydana gelen tartışmada ..
08 Kasım 2019
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, Uzun Mehmet’in taşkömürünü bulmasının 190. yıldönümü dolayısıyla töre..
08 Kasım 2019
Zonguldak'ta, sürücüsünün kontrolünden çıkan minibüs, hafif ticari araç ile kaldırıma çarpıp, takla ..
08 Kasım 2019
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü mesajı..





 
Anasayfa | S�k Kullan�lanlara Ekle | Yay�n �lkeleri | K�nye | Reklam | Facebook | Twitter | �leti�im
ereglibulteni © 2012-2019 Tüm Hakları Saklıdır